Elektromanyetik
Radyasyonlar ve Elektromanyetik Alanlar
İle İlgili
Tanımlar - Sağlığa Olumsuz Etkileri
Hazırlayan
: Prof.Dr.H.Hilmi Sabuncu
İstanbul Tıp
Fakültesi, İş Sağlığı Bilim Dalı Başkanı.
MESKA (Meslek hastalıkları
ve İş kazaları araştırma,önleme) Vakfı Başkanı
Tanımlar:
Elektromanyetik
Radyasyonlar (EMR), dalga özellikli radyasyonlar olarak tanımlanır.
Elektromanyetik Radyasyonlar (EMR) boşlukta yayılma özelliğine sahiptir. Bu tür
dalgalar, Dalga boyları ve frekansları ile belirlenir. Tüm elektromanyetik
dalgalar, boşlukta aynı hızla yayılır. Bu hız ışık hızına eşit olup saniyede
300,000 km’dir. Böylece bu dalgaların hızı ile
frekans ve dalga boyu arasındaki ilişki :
Işık Hızı (3x 10 10 cm/sn)= Frekans (1/sn) x Dalga Boyu (cm)
Dalga
boyu son derece küçüldüğünde EMR, madde ile karşılaştığında, dalga olmaktan
çok, bir enerji kümesi gibi davranır. Bu enerji kümelerine “kuantum” veya
“foton” denir. Bu tipteki EMR’ler, X ve gamma
ışınlarıdır. Enerjileri çok yükselen bu ışınlar moleküllere çarptığında onları
iyonlaştırarak, molekül yapısını,yani yaşamsal fonksiyonlarını bozar ve böylece
olumsuz biyokimyasal tepkimeler sonucunda kanser oluşumunu kolaylaştırır.
Yapılan çalışmalarda X ve gamma ışınlarına maruz kalan insanlarda,
kanserlerin oluşumu (relatif risk) artmıştır. Bu
nedenle bu ışınlar, “İyonlaştırıcı Elektro Manyetik Radyasyon” şeklinde ifade
edilir.
Bir diğer
Elektromanyetik Radyasyon (EMR) grubu ise, konumuz olan İyonlaştırmayan
Elektromanyetik Radyasyonlar (EMR) grubudur. Bu gruba giren Dalga özellikli EMR’ler, az enerjiliden yüksek enerjiliye doğru, Radyo
dalgaları, Mikro dalgalar, İnfrared radyasyon,
görünür ışınlar ve laser ışınları, Ultraviyole ışınları olmak üzere sıralanırlar. Dalga boyu
olarak, insan vücut kalınlığı içine düşen mikro dalgalar ve altındaki ışınların
(İnfrared radyasyon, görünür ışınlar ve laser ışınları, Ultraviyole
ışınları) insan vücuduna verdiği zararlar yapılan araştırmalarla
kanıtlanmıştır. Mikro dalgaların pişirme özelliği, İnfrared
ışınlarının göz merceğine, Görünür ışınların göz dibine, ultraviyole
ışınlarının deriye verdiği zararlar artık kesinlikle bilinmektedir.
Bu gün
üzerinde tartışılan konu, Radyo dalgalarının yarattığı zararlardır. Cep
telefonlarının kullanım frekanslarının yükseltilmesi ve Dalga uzunluklarının
(yaklaşık
Cep
telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyonun insan dokularında
oluşturduğu zararları, ısı etkisini, ifade etmek üzere ilgili kuruluşlar
tarafından, “SAR (Spesifik soğurma hızı) değeri” kavramı ortaya atılmış
ve yine aynı kuruluşlar tarafından standartlar belirtilmiştir. Temel standart
olarak “ortalama insan vücut sıcaklığını 1oC arttıran EM enerji yutulmasının
zararlı olduğu” kabul edilmiştir. Bu standarda göre kilogram başına
dokuların yutabileceği maksimum güç 4 Watt olarak
saptanmıştır. Fakat bu değer çalışan insanlar için 0,4 W/kg SAR, genel halk
için 0,08 W/kg SAR değerine yani güvenlik sınırlarına çekilmiştir. Genel halk
için standartların daha aşağıya çekilmesi, halk içerisinde yaşlıların,
çocukların, hastaların ve diğer risk gruplarının bulunması nedeni
iledir.

Diğer
taraftan alternatif akımla çalışan bütün cihazların civarında veya üzerinden
alternatif akım geçen yüksek gerilim hatlarının etrafında bir Elektromanyetik
alan oluşmaktadır. Yapılan deneysel çalışmalar, EM alana maruz kalan deney
hayvanlarında her türlü olumsuz etkiyi belirlemiştir. Ayrıca EM alana maruz
kalan meslek grupları üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmalar, bu gruplarda
Lösemi ve beyin kanseri ölümlerinin normal halktan anlamlı biçimde yüksek
olduğunu göstermiştir. Burada ifade edilen manyetik alanlar, 50.000 Volt
üzerinde alternatif akım taşıyan havai hatlar veya indirme merkezlerinde
yapılan çalışmalardır. Daha düşük seviyeli etkilenmeler, örneğin saç kurutma
makinesi veya cep telefonları EM alanının etkileri gibi, henüz epidemiyolojik
araştırmalarla kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Fakat bu
durum, uzun seneler bekleyip, risk gruplarının farklılıklarını belirlememizi
gerektirmez. Deneysel olarak (hayvan deneylerinde) kanıtlanan etkileri
nedeniyle bu tür Elektromanyetik alanlardan kendimizi mutlaka
korumalıyız. Bu alanlar daha önceleri yok muydu? Tabii ki vardı. Fakat
taşınabilir cihazlar ile (örneğin cep telefonları, Walkman ve note book bilgisayarlar gibi) bu
alanlar, hem insan vücuduna çok yaklaştı, hem de taşınabilir olması dolayısıyla
hayati haberleşme yapan araçlara veya merkezlere bilinçsiz olarak sokularak
akut zararlara, kazalara neden oldu.
İnsanın
temel yaşam felsefesi, yaşam süresini arttırabilmek için kendisine zarar veren
her türlü zararlı etkenden (Fiziksel, kimyasal, biyolojik) uzak durmasıdır.
Gen’ lerimiz üzerine çalışan bilim adamlarının
ifadesinde DNA’ nın ölümsüz olduğu
belirtilmektedir. DNA’ nın bu gün ölümlü olması,
maruz kaldığı zararlı etkenler dolayısıyladır.
O halde Elektromanyetik
ışınlar ve alanların, güncel olarak cep telefonları, baz istasyonları ve
elektrikli cihazların sağlığımıza getirdiği riskleri de belirterek, bu
etkiler karşısında yapmamız gerekenleri somut önerilerle sıralayıp, makalemizi
daha yararlı bir hale getirelim:
1. Elektromanyetik Radyasyonların (Radyo
frekansları, Mikro dalgalar, İnfrared, görünür
ve Ultraviyole ışınlarının, yani genel olarak iyonize
etmeyen radyasyonun) ve bu ışınları kullanan veya yayınlayan cihazların etrafa
yaydığı Elektromanyetik alanın, biyolojik sistemler ve insan sağlığı üzerine
olumsuz etkileri, yapılan çok sayıda deneysel çalışmayla kanıtlanmıştır. Cep
telefonları ve baz istasyonları gibi EM Radyasyon ve EM alan oluşturan cihazların
etkilerinin toplum sağlığı açısından çok ciddi sağlık riskleri
oluşturabileceğini; bu olumsuzlukların ortaya konmasının uzun yıllar
alabileceğini, bu durumun bu gün önlem alınmamasının bir nedeni olmaması
gerektiğini önemle ifade etmeliyiz. Ayrıca İnsanlarda, bu fiziksel etkilenmeler
yanında, konu ile ilgili bilgi noksanlığına bağlı rahatsızlıkların oluşturduğu ruhsal
sorunların da kesinlikle göz ardı edilmemesi gerekmektedir.
2. Cep telefonu baz istasyonları, oluşturduğu sağlık
riskleri dolayısıyla, okul bahçeleri, kreşler, hastaneler, parklar gibi
yaşlıların, çocukların, hastaların daha çok bulunduğu toplu yaşam ve kullanım
alanlarına kesinlikle kurulmamalıdır. İnsanların toplu yaşadığı bina tepelerine
baz istasyonlarının kurulması işlemi, kat maliklerinin kararına
bırakılmamalıdır. Baz istasyonlarının nereye kurulması işlemi, bir kurum
tarafından mutlaka denetlenmeli ve belirli kurallar çerçevesinde bu
istasyonların kurulmasına izin verilmelidir. Kurulan baz istasyonlarının
civarında yaşayan insanları ne düzeyde etkilediği hususu kolayca
belirlenebilmelidir. Bu ölçümleri kolayca yapabilecek kurumlar süratle
oluşturulmalı ve başvurulara süratle cevap verilmelidir.
3. Şu anda piyasada kullanılan cep
telefonlarının SAR değerleri kullanıcılara ilan edilmeli ve
kullanıcıların uluslar arası standartlarla karşılaştırarak cihaz seçimi
konusunda bilinçlenmesi sağlanmalıdır.
4. Özellikle Elektromanyetik radyasyona ve elektromanyetik alana maruz kalan çalışanların, maruziyetleri sonucu ortaya çıkacak olumsuzlukların saptanabilmesi için işyeri hekimleri tarafından periyodik muayenelerinin ve çalışma çevresi ölçümlerinin derhal yapılması gerekmektedir.
5. Belki de Elektromanyetik radyasyona ve elektromanyetik alana en fazla maruz kalan meslek gruplarından birisi hekim grubudur. Bu nedenle hekimlerin bu maruziyetler konusunda süratle bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Hatta hekimlerin çalışma alanlarındaki sağlık risklerinin belirlenmesi için Hastanelerde “İşyeri Hekimliği Kurumu” derhal oluşturulmalıdır.
6. Hastanelerde, ameliyathane ve yoğun bakım üniteleri gibi hayati önem taşıyan elektronik cihazların bulunduğu yerlerde cep telefonlarının kullanılması, hastanın yaşamsal fonksiyonlarını denetleyen cihazlarda yaratabileceği etkileşim nedeniyle kesinlikle yasaklanmalıdır.
7. Cep telefonlarının, toplu taşıma araçlarında, elektronik haberleşme yapan sistemleri, olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle oluşabilecek kazaların önlenmesi amacıyla, cep telefonlarının bu tür araçlarda kesinlikle kapalı tutulması konusunda gerekli uyarıların, sadece görsel uyarılar şeklinde değil, araçlarda gerekli anonslar yapılarak da halkın uyarılması ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu bilinçlendirme eğitiminin araç sürücülerinden başlatılması en öncelikli konulardan biridir.
8. Taşıdıkları yüksek gerilim nedeniyle, etraflarında oluşturdukları Elektromanyetik alanın zararları kanıtlanmış Havai hatların, geçtiği yerler süratle denetlenmeli ve kesinlikle meskun alan bulunmamalıdır. Bu hatlar altında yaşayanlar varsa, bu insanlar kontrol altına alınmalıdır. Ülkemizde bu hatların özellikle olmaması gerektiği şekilde, okulların üzerinden geçtiği görülmektedir. Manyetik alanın şiddeti kaynaktan uzaklığın karesi ve içinde yayıldığı ortamın yoğunluğu ile ters orantılı olduğundan, bu hatlardan mümkün olduğu kadar uzağa gitmeli ve mümkünse bu hatlar, toprak altına alınmalıdır.
Not : Elektromanyetik radyasyonun ve Elektromanyetik alanın zararları ile ilgili bu makaleyi okuyup, olduğunca bilinçlenirken Lütfen sigara içilmemesi rica olunur.