Her hakkı saklıdır


   ANA SAYFAYA GEÇMEK İÇİN TIKLAYINIZ  

YÜKSEK GERİLİM HATLARI-RADYASYONA KARŞI SÜRDÜRÜLEN ÇABALAR

I. ADIM: ÇEKOD BÖLGE SAKİNLERİNİN BİLGİLENDİRİLMESİ İÇİN KONFERANS DÜZENLEDİ İŞTE SONUÇ

RİSKLER CİDDİ !

YÜKSEK GERİLİM HATLARI KAYNAKLI RADYASYONA KARŞI ÖNLEM ALINMALI

Türkiye’de ve Ankara’da yapılan ölçümlemelerde, gelişmiş ülkelerde kabul edilen sınır değerlerin çok üzerinde Yüksek Gerilim Hatları kaynaklı elektromanyetik radyasyon tespit edildiği belirtilerek, "Evrensel ihtiyatlılık ilkesinin göz önüne alınması ve evlerin, okulların veya çocukların bulunduğu alanların, düşük frekanslı elektromanyetik radyasyondan korunması için sınır değerlerini ve uzaklaşma mesafelerini uygun hale getirecek yasal düzenlemelerin yapılması, özellikle çocukların bu alanlardan uzak tutulması, halkın, düşük frekanslı elektromanyetik alanların etkileniminden korunma konusunda bilgilendirilmesi," gerektiği vurgulandı.

 

(ÇEKOD) Çayyolu Elektromanyetik Kirlilikten Korunma Derneği tarafından, Yenimahalle Kent Konseyi ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğiyle ‘Yüksek Gerilim Hatları Etkilenimi ve Olası Sonuçları’ başlıklı bir konferans düzenlendi.

Konferansta, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Acar Vaizoğlu, düşük frekanslı elektromanyetik alan kirliliği ve insan sağlığına olan etkileri hakkında sunum yaptı.

KORKUMUZ ÇOCUKLARIMIZ

Konferansın açılışında ÇEKOD Başkanı M. Ramazan ÖNGÖRE, Çayyolu’nun marka bir bölge olduğunu dile getirerek, “Bizim korkumuz, özellikle Yüksek Gerilim Hatları kaynaklı elektromanyetik kirlilik-radyasyon yüzünden çocuklarımızın olumsuz etkilenmesiyle ilişkilidir. Elektromanyetik kirlilik, vatandaşların her geçen gün daha da fazla olarak yüzleştiği bir gerçektir. Toplumun artık yüksek gerilim hatlarına verdiği olumsuz tepkilerden dolayı bizler, sorunu bir kez daha kamuoyu gündemine getirmek istedik. Geçmişte ilgili makamlar ve TEİAŞ’a yaptığımız başvurulara; ‘Büyük şehirlerde enerji iletim hatlarının yer altına alınması prensip kararı bulunduğu, ödenek ve yatırım programı elverdiği ölçüde yapılmaya çalışılacağı’ şeklinde cevap aldık, daha sonra defalarca yaptığımız girişimlerden de sonuç alamadık, ancak tepkiler yoğunlaştı. Bu yüzden Bölgemizde Yüksek Gerilim Hatlarının geçtiği Koru, Ahmet Taner Kışlalı, Konutkent, Yaşamkent ve Alacaatlı Mahalleri muhtarları ve site yöneticileriyle toplantılar düzenledik. Şimdi ilk adım olarak konunun bilimsel açıdan açıklığa kavuşması ve bölge halkının bilgilendirilmesi için bu konferansı düzenledik. Bundan sonraki adımlarda Üniversitelerimizle birlikte bölgede Yüksek Gerilim Hatları kaynaklı elektromanyetik radyasyon kirliliğini ve sonuçlarını belirlemek üzere “ortak proje” çalışmaları başlatılacak ve Yüksek Gerilim Hatları kaynaklı elektromanyetik radyasyon kirliliğine bölgede son verme ve emsal teşkil etme çabaları sürdürülecektir” dedi.

TEİAŞ ve TBMM SAĞLIK KOMİSYONU BİLGİLENDİRİLİYOR

Konferans dahil yapılan her çalışma ve gelişmeden Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğünün ve TBMM Sağlık Komisyonu Başkanlığı'nın bilgilendirildiğini ve gözlemci ve destek talep edildiğini anlatan ÖNGÖRE, duyarlılık göstererek konunun kamuoyu gündemine alınması çabalarına destek veren yerel ve ulusal basınımıza ve konferans için salon vb imkanları sağlayan Yenimahalle Belediyesine, destek veren derneklere, özellikle emek sarfeden ÇEKOD üyelerine, konuya ve ÇEKOD'a katkı sağlayan bilim insanlarına ve konferansı veren Prof. Dr. Songül Acar VAİZOĞLU'na teşekkür etti.

ELEKTRİK İLETİM VE DAĞITIM HATLARI NİYE TARTIŞILIYOR ?

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Songül Acar VAİZOĞLU ise yaptığı sunumda; teknolojik ilerlemeler nedeniyle günlük yaşamın her anında elektromanyetik radyasyon etkileniminden kaçınmanın neredeyse imkansız hale geldiğini, Elektrik iletim ve dağıtım hatlarının, önemli bir iyonlaştırmayan elektromanyetik radyasyon kaynağı olarak kabul edildiğini, dünyada, elektrik üretim ve dağıtım şirketleri ile elektrikli araçların üreticilerinin, bu tür aletlerin insan sağlığı için bir tehdit olmadığını ya da çok az tehdit oluşturduğunu savunduklarını, ancak konuyla ilgili çok sayıda araştırma yapan bilim adamlarının ise, elektromanyetik radyasyonun insan sağlığına zararlı olabileceğini belirttiklerini, söyledi.

RİSKLER CİDDİ !

VAİZOĞLU sözlerine özetle şöyle devam etti.

“Sürekli etkilenime bağlı olarak görülen “Elektromanyetik Aşırı Duyarlılık Sendromu” adında yeni bir hastalık tanımlanmıştır.

Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu, elektromanyetik alanların insanlarda kanser yapabileceğine dair ipuçları olduğu için son derece düşük frekanslı elektromanyetik alanları olası kanserojen grubuna ( 2B ) almıştır.

Yapılan epidemiyolojik çalışmalarda evlerde izin verilecek elektromanyetik radyasyon düzeyi için kesim noktası 0.2-0.25 mikrotesla (2-2,5 miligauss) olarak belirlenmiştir.

Bazı epidemiyolojik çalışmalarda, 0.3-0.4 mikroteslanın üzerinde olan elektromanyetik alanlara maruz kalan çocuklarda, çocukluk çağı lösemi riskinin artmış olduğu belirlenmiştir. Bu konuda yapılmış 20 çalışmanın meta-analizi sonucunda 0.4 mikrotesla ve üzerinde etkilenimin çocukluk dönemi lösemilerini 2 kat artırdığı, 0.2 mikrotesla ve üzerindeki etkilenimin ise çocukluk dönemi beyin tümörlerinde hafif bir artışa neden olduğu sonucuna varılmıştır.

İngiltere’de çocukluk dönemi kanser araştırma grubu, 2005 yılında yüksek gerilim hatlarına 200 m. mesafede yaşayan çocuklarda lösemi riskinin %70 arttığını bildirmiştir. Bu nedenle günümüzde evlerde, okullarda, kreşlerde, çocuk oyun alanlarında elektromanyetik alanın tercihen 0.2 mikrotesla mikroteslanın altında olması gerektiği bildirilmektedir. Yapılan çalışmalarda 2 mikoteslalık etkilenimin kromozom anomalileri, 1,6 mikroteslalık etkilenim düşükler, 1,2 mikroteslalık etkilenimin meme kanseri ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Aksine araştırmalar olsa da, erişkinlerde beyin tümörleri, erkeklerde meme kanserleri, davranış değişiklikleri, hafızada zayıflama, depresyon, kadınlarda düşükler, Parkinson ve Alzheimer hastalıkları gibi pek çok hastalığın yanı sıra, intihar görülme sıklığında da artışa neden olduğunu bildiren bazı çalışmalar da bulunmaktadır.

GÜNLÜK YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZİ

Evlerimizde, günlük yaşamın vazgeçilmezi olan elektrikli ev aletlerinin de korunmaya uygun mesafeler dikkate alınarak ve kısa süreler kullanılması gerektiğine de işaret eden VAİZOĞLU, yatak odalarında TV, bilgisayar bulundurulmaması ya da yatmadan önce bu araçların tamamen kapatılması, bunların bulunduğu duvarların arkasında çocuk yatağı konmaması, yüksek gerilim hatlarından uzak durulması, özellikle çocukların yüksek gerilim hatları altındaki alanlarda oynamalarının önlenmesi, gerektiğini de söyledi.

TÜRKİYE’DE ÖLÇÜLEN DEĞERLER YÜKSEK

VAİZOĞLU şöyle devam etti. “Türkiye’de hattaki voltaj miktarına göre yüksek gerilim hatlarına 5-10 m olarak belirlenmiş olan evlere-okullara vb yaklaşma mesafesi, genellikle uzun dönemli sağlık riskleri göz önünde bulundurulmadan, yangın vb fiziki tehlikelerin önlenmesi için belirlenmiş uzaklıklardır.

Nitekim, Türkiye’de yüksek gerilim hatlarına yakın olan evlerde yapılan bir araştırmada etkilenimin sağlık etkilerinin görülmeye başlandığı sınır değerin oldukça üzerinde (0,9-3,4 mikrotesla) olduğu bulunmuştur.”

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KABUL EDİLEN SINIR DEĞERLER NEDİR ?

VAİZOĞLU, “ICNIRP (Uluslararası Non İyonize Radyasyon Koruma Komitesi)’nin izin verdiği sınır değerler (100 mikrotesla / 1000 miligauss) olmakla birlikte, evrensel ihtiyatlılık ilkesini göz önüne alan gelişmiş ülkelerden ,

·                    ABD California ve Irvine’de 0,2-0,4 mikroteslanın,

·                    Hollanda’da 0,4 mikroteslanın,

·                    Avustralya ve İsveç’te 0,1 mikroteslanın,

Geçilmemesi gereken ortalama sınır değer olarak belirlendiğini,

Bu ülkelerden, ABD California’da hattaki voltaj miktarına göre okulların ancak 30-75 m uzaklıkta, bazı bölgelerde ve anılan Avrupa ülkelerinde ise sınır değer ölçümü ile belirlenen mesafeden sonra okulların veya çocukların bulunduğu alanların yapılmasına izin verildiğini, anlattı.

NE YAPILMALI ?

“Koruyucu önlemlerin esası elektromanyetik alan kaynağından olabildiğince uzak durmaktır.” Diyen VAİZOĞLU, yapılması gerekenleri şöyle özetledi.

“Türkiye’de de;

·                    Dünya Sağlık Örgütü de önerdiği üzere, Evlerin ve okulların veya çocukların bulunduğu alanların, düşük frekanslı elektromanyetik alanlardan etkilenimi ve değişik sağlık etkilerini belirlemeye yönelik çalışmaların yoğunlaştırılması,

·                    Evrensel ihtiyatlılık ilkesi göz önüne alınarak; evlerin ve okulların veya çocukların bulunduğu alanların, düşük frekanslı elektromanyetik radyasyondan korunması için sınır değerlerini uygun hale getirecek yasal düzenlemelerin yapılması, özellikle çocukların bu alanlardan uzak tutulması,

·                    Halkın, düşük frekanslı elektromanyetik alanların etkileniminden korunma konusunda bilgilendirilmesi,

Gerekmektedir”

KATILIMCILARIN TEPKİSİ YOĞUNDU

Konferans sonunda 10 un üzerinde katılımcı söz alarak, Çayyolu’nda yüksek gerilim hatlarına 15 m kadar yakın olan pek çok ev, spor alanı, park ve sosyal tesis bulunduğunu, 30-40 m mesafede kreş ve anaokullarının bulunduğunu belirterek, bu durumdan son derece rahatsızlık duyduklarını, evlerinde ve bu alanlarda radyasyon ölçülmesini ve ilgili kurumların bu duruma artık çözüm getirmesini istediklerini, ÇEKOD’un bu konularda da destek olmasını beklediklerini söylediler.

ÇEKOD’UN YORUMU VE KONUMU

Türkiye’de ve Avrupa’da konusunda ilk dernek olarak 2006 yılında kurulan ÇEKOD, amaç ve ilkelerine uygun olarak, teknolojiyi destekler ancak "İhtiyatlılık ilkesi"ni benimser. Mevcut durumda başta çocuklarımızın sağlığının tehlikede olduğuna inanmaktadır. Bu sebeple,

·                     İnsan sağlığı için tehlike arz eden yüksek gerilim hatlarının, meskûn mahallerde güzergahlarının değiştirilmesi veya yer altına alınması,

·                     Elektromanyetik Kirliliğin yarattığı tehlike konusunda; bireyin ve toplumun bilinçlendirilmesi, tehlikenin yaratanlarca önlenmesi, uygun mevzuat oluşturulması ve geliştirilmesi, önlem alınması-aldırılması,

·                     Çayyolu'nun pilot bölge seçilmesi,

için samimi duygularla çaba sarf etmektedir. Bu çabaya destek vermenin vicdani bir sorumluluk olduğu hususunu hatırlatır, kamuoyunun desteklerini talep eder.

-------------------------------------------------------------------------------------

MUHTARLAR VE SİTE YÖNETİCİLERİYLE HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

 

   

 

=============================================================

ULUSAL BASINDA YER ALAN HABERLER

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/ankara/23143565.asp,  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=23068377

 

MAHALLİ BASINDA YER ALAN HABERLER

            

               

 

ANA SAYFAYA GEÇMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Site Tasarımı cayyolum.com