|
ÇAYYOLU PLATFORMU
Elektromanyetik
Kirlilikten Korunma Komisyonu
ÖNEMLİ GELİŞMELER VAR
BAZ İSTASYONLARI VE YÜKSEK GERİLİM HATLARI
ZARARLARINDAN MUTLAKA KORUNACAĞIZ
Çayyolu Platformu Elektromanyetik Kirlilikten Korunma Komisyonu
Başkanı M. Ramazan Öngöre
Çayyolu Platformu olarak; Doğa, Koru, Özgecan, Beyazgül, Köknar,
Ankaralılar, Tuğberk, Canyuva, Güzelkent ve Özbahçekent Siteleri ile
binlerce imza toplanarak başlatılan mücadele güçlenerek omuz omuza
sürüyor.
6 Yıl önce bir balkona dikilmiş olan Turkcell Baz İstasyonu
dayanışmanın ilk meyvası olarak 22 Mart 2005 te söküldü.
Ancak, o çevrede Aycell-Avea’nın da dev bir baz istasyonu var. Bunun
için de Başbakanlık ve Çevre Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ankara
Valiliği ve Belediyeler nezdinde girişimler yapıldı.
Bunlarla da yetinilmedi. 4 Aralık 2005 tarihinde MESA Koru
Sinemalarında düzenlenen toplantıda Elektromanyetik Kirlenme
konusunda Türkiye’nin en yetkin bilimcilerinden Gazi Üniversitesi
Biyofizik Bölüm Başkanı Pof. Dr. Nesrin SEYHAN “Elektromanyetik
Kirlilik Ve Etkileri: Çayyolu’nda Baz İstasyonları ve Yüksek Gerilim
Hatları” konulu bir konferans verdi. Konferans büyük ilgi
topladı.
Dev Baz istasyon direğini kuran Aycell-Avea aleyhine dava açıldı ve
2 kez bilirkişiler değişti. Üçüncü bilirkişi heyeti Hukukçu;
Haritacı üyeler ile Gazi Üniversitesi GNRK Merkezinin Fizikçi ve
Biyofizikçi akademisyenlerinden oluştu.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan 27 sayfalık
Raporda özetle şöyle denilmektedir. “Mahallinde yapılan keşif
esnasında Doğa Sitesi sakinlerinin baz istasyonuna karşı tepkili
oldukları ve kaldırılması yönünde pankartlar astıkları gözlenmiştir.
Ayrıca site sakini bir çocuk ‘çevresinde radyasyon kaynağı
istemediği’ yönündeki dileğini sözlü ifade etmiştir. Baz
istasyonlarının yaydığı RF dalgaların dalga boyu nedeniyle
çocukların daha fazla RF enerji soğurması ve RF enerjiye çocukların
yaşamları boyunca yetişkinlerden daha uzun süreli maruz kalacak
olmaları, bu teknolojiye karşı çocuklarımız sağlığı açısından daha
temkinli ve şüpheci yaklaşmamızı zorunlu kılmaktadır. Baz
istasyonunun 1800 MHz olduğu gözlenmiştir. RF radyasyonun; kan beyin
bariyeri geçirgenliğinin artması, RF işitme sendromu (pulslu ve
uğultulu duyma, kulak çınlaması hissi), sinir sisteminin yapısının
ve nörotransmitterlerin miktarlarının değişmesi, beyin hücrelerinin
sıcaklığının artması, hücre ve DNA sentezinin artması, sperm
sayısında azalma, kromozomal bozulmalar, beyin elektriksel
aktivitesinin (EEG) ve Ca +2 transportunun değişmesi, kan basıncının
artması, uyku bozuklukları, özellikle çocuklarda öğrenme güçlüğü,
dikkat eksikliği, bitkinlik, baş ağrısı, beyinde DNA hasarı,
bağışıklık sistemimizden sorumlu olan P-53 geninin bozulması, lenf
kanseri gibi pek çok etkisinin olduğunu gösteren çalışmalar
mevcuttur. Unutulmaması gereken bir önemli husus da; cep
telefonundan yalnızca konuşma süresince ve isteğimize bağlı olarak
radyasyona maruz kalındığı halde baz istasyonlarından günde 24 saat
sürekli ve istek dışında radyasyona maruz kalınmasıdır. Baz
istasyonlarında sürekli bir maruziyet vardır ve insanın doğal
yaşamına müdahale söz konusudur. Baz istasyonları yerleşim yerlerine
uzak ve yüksek yerlerde kurulmalıdır. Esasen, İnsan sağlığına
zarar veren bir istasyonun yönetmelik hükümlerine uygun olması,
zarar vereni sorumluluktan kurtarmaz ve zarar görenin zararını
ispatlaması da gerekmez. Asıl olan, zarar verenin, yani davalının,
baz istasyonunun çevreye bir zarar vermediğini ispatı gerekir.
Mezkur baz istasyonun bahsi geçen yerden kaldırılması gerektiğine
dair kanaat oluşmuştur.”
Çayyolu Platformu ve Doğa Sitesi Elektromanyetik Kirlilikten Korunma
Komisyonu Başkanı M. Ramazan Öngöre gelişmelerle ilgili şöyle
konuştu. “Sosyal ve hukuki mücadelelerimiz yanında Çayyolu Platformu
olarak, Ankara Valiliğince sürdürülen Ankara’nın Stratejik Planlama
çalışmalarında dikkate alınmak üzere, sağlığa zararlı konumdaki baz
istasyonlarının uygun yerlere taşınması veya elektromanyetik
kirliliğe sebep olmayacak teknolojiler kullanılması, ayrıca insan
sağlığı ve hava trafiği için büyük tehlike arz eden yüksek gerilim
hatlarının da çağdaş ülkelerdeki gibi yer altına alınması ve
yapılarda elektromanyetik kirlilikten korunmaya uygun yalıtım
standartları getirilmesi, Çayyolu’nun pilot bölge seçilerek
çalışmaların bir an önce başlatılması yolunda önerilerimiz oldu.
Mücadelemiz daha kurumsal bir yapı içinde artan destekle sürecek.
Çağdaş kentleşmenin örneği olmasına özen gösterdiğimiz Çayyolu’nda
Baz istasyonları ve yüksek gerilim hatları zararlarından mutlaka
korunacağız.”
M. Ramazan ÖNGÖRE
ÇEKOD Başkanı |