|
BAZ
İSTASYONLARI
ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK
Hukukçu, Haritacı ve Gazi Üniversitesi GNRK Merkezinin Fizikçi
ve Biyofizikçi akademisyenleri tarafından hazırlanan ve Çayyolu’nda
kurulu bir kule baz istasyonunun kaldırılmasına ilişkin Ankara
Asliye Hukuk Mahkemesi kararına esas olan 27 sayfalık Bilirkişi
Raporunda özetle şöyle denilmektedir:
“-Mahallinde yapılan keşif esnasında Doğa Sitesi sakinlerinin baz
istasyonuna karşı tepkili oldukları ve kaldırılması yönünde
pankartlar astıkları gözlenmiştir.
-Ayrıca site sakini bir çocuk ‘çevresinde radyasyon kaynağı
istemediği’ni sözlü ifade etmiştir.
-Baz istasyonlarının yaydığı RF dalgaların dalga boyu nedeniyle
çocukların daha fazla RF enerji soğurması ve RF enerjiye çocukların
yaşamları boyunca yetişkinlerden daha uzun süreli maruz kalacak
olmaları, bu teknolojiye karşı çocuklarımız sağlığı açısından daha
temkinli ve şüpheci yaklaşmamızı zorunlu kılmaktadır.
-RF radyasyonun; kan beyin bariyeri geçirgenliğinin artması, RF
işitme sendromu (pulslu ve uğultulu duyma, kulak çınlaması hissi),
sinir sisteminin yapısının ve nörotransmitterlerin miktarlarının
değişmesi, beyin hücrelerinin sıcaklığının artması, hücre ve DNA
sentezinin artması, sperm sayısında azalma, kromozomal bozulmalar,
beyin elektriksel aktivitesinin (EEG) ve Ca +2 transportunun
değişmesi, kan basıncının artması, uyku bozuklukları, özellikle
çocuklarda öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, bitkinlik, baş ağrısı,
beyinde DNA hasarı, bağışıklık sistemimizden sorumlu olan P-53
geninin bozulması, lenf kanseri gibi pek çok etkisinin olduğunu
gösteren çalışmalar mevcuttur.
-Unutulmaması gereken bir önemli husus da; cep telefonundan yalnızca
konuşma süresince ve isteğimize bağlı olarak radyasyona maruz
kalındığı halde baz istasyonlarından günde 24 saat sürekli ve istek
dışında radyasyona maruz kalınmasıdır. Baz istasyonlarında sürekli
bir maruziyet vardır ve insanın doğal yaşamına müdahale söz
konusudur.
-Baz istasyonları yerleşim yerlerine uzak ve yüksek yerlerde
kurulmalıdır. Esasen, İnsan sağlığına zarar veren bir istasyonun
yönetmelik hükümlerine uygun olması, zarar vereni sorumluluktan
kurtarmaz ve zarar görenin zararını ispatlaması da gerekmez. Asıl
olan, zarar verenin, yani davalının, baz istasyonunun çevreye bir
zarar vermediğini ispatı gerekir.”
Bu tespitlere rağmen, ÇEVRE YASASI’NDA YAPTIRIMIN 1000 YTL OLARAK
BELİRLENMESİ “DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN” DEMEKTİR. Bu nedenlerle;
ÇAĞDAŞLIĞA ÖRNEK GÖSTERİLEN ÇAYYOLU; DÜNYANIN ÇAĞDAŞ HİÇ BİR
KENTİNDE GÖRÜLMEYEN, İNSAN SAĞLIĞI İÇİN RİSKLİ KONUMDAKİ “BAZ
İSTASYONLARI VE YÜKSEK GERİLİM HATLARI”NDAN ARINDIRILMALIDIR.
ÇAYYOLU SAKİNLERİNİN ÜSTLERİNE DÜŞEN İDARİ VE HUKUKİ BAŞVURU HAKLARI
VARDIR. ÇAYYOLU PLATFORMU ÜYESİ OLAN DERNEĞİMİZ, BU HAKLARINI
KULLANMAK İSTEYENLERLE BİRLİKTE HAREKET ETMEKTEDİR.
Kaynaklar: Mahkeme Kararı,
SEYHAN ATALAY, N., KARAKAŞ, Ü. “Bilişim Toplumuna Giderken
Elektromagnetik Kirlilik Sempozyumu 1999”, 11 Kasım 1999, Gazi
Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara, ISBN : 975-507- 082-(1999). TA2R
Göktay Alpman E-Mail: ta2r@antrak.org.tr,
Derneğimiz, baz istasyonları,
yüksek gerilim hatları gibi teknolojik objelerin riskli konumları
sebebiyle rıza dışı elektromanyetik kirliliklere maruziyetlerden
korunulması ve bu maruziyetlere uğrayanlar açısından doğan veya
doğması muhtemel sağlık ve ekonomik zararları önlemek üzere gerekli
tedbirlerin alınması yönünde çaba sarfedilmesi, bu kapsamda; sağlık
için riskli konumdaki baz istasyonlarının uygun yerlere taşınması
ve/veya elektromanyetik kirliliğe sebep olmayacak teknolojiler
kullanılması, insan sağlığı ve hava trafiği için tehlike arz eden
yüksek gerilim hatlarının meskûn mahallerde yer altına alınması,
amacı ile kurulmuştur. Çayyolu Platformu üyesidir. Üyelik aidatı
yılda 12 YTL dir.
SİZ DE ÜYE OLUN DAYANIŞMAMIZ DAHA GÜÇLÜ OLSUN |